11 Nisan 2012 Çarşamba

En az 5 çocuk. Hepsi de anarşist mümkünse.

Ya toparlanamıyorum lütfen kusura bakmayın, bunu mutlaka buraya yazmam ve dönüp baktığımda bulmam lazım ama, gerçekten, toparlanamıyorum.

Kitlendim kaldım. Şu an masadan kalkıp bir yerlere gitmek istiyorum, bir oturamama, ama öte yandan da yerinden kalkamama ruh  halim var.

4+4+4 yayınlandı ve yürürlüğe girdi bugün.
MADDE 9 – 1739 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin mülga birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“İlköğretim kurumları; dört yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile dört yıl süreli, zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkân veren ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarından oluşur. Ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarında lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulur. Ortaokul ve liselerde, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur. Bu okullarda okutulacak diğer seçmeli dersler ile imam-hatip ortaokulları ve diğer ortaokullar için oluşturulacak program seçenekleri Bakanlıkça belirlenir.”
Peygamberimiz hangisi, siz kimsiniz?

Lan daha ben peygamber konusunda karar verebilmiş değilim, sen benim çocuğumu nasıl bu kadar kafana göre eğitirsin?

Hah şimdi buna kalkıp "İyi işte, sen 28 yaşında karar verememişsin, biz çocuğuna hemen şıp diye öğretivereceğiz..." der bu insanlar. Çocukken benim de kararım vardı canım benim, okudukça sarsılıyor o karar. Dünya senin kafandaki kadar değil çünkü, çok büyük. Bayağı büyük.
MADDE 18 – 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununun ek 9 uncu maddesinin başlığı ile birinci fıkrasında yer alan “Zonguldak Karaelmas Üniversitesi” ibareleri “Bülent Ecevit Üniversitesi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 19 – 2809 sayılı Kanunun ek 61 inci maddesinin başlığı ile birinci fıkrasında yer alan “Rize Üniversitesi” ibareleri “Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 20 – 2809 sayılı Kanunun ek 129 uncu maddesinin başlığı ile birinci fıkrasında yer alan “Konya Üniversitesi” ibareleri “Necmettin Erbakan Üniversitesi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 21 – 2809 sayılı Kanunun ek 130 uncu maddesinin başlığı ile birinci fıkrasında yer alan “Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi” ibareleri “Abdullah Gül Üniversitesi” şeklinde değiştirilmiştir.
Piii, ben bunu "dalga geçmek için" yazmıştım be daha geçen hafta...
Darbe ve muhtıralara imza atanların isimleri tabelalardan tek tek silinecekmiş. Buna itirazımız yok.
Eh, Fethullah Gülen İlköğretim Okulu, Recep Tayyip Erdoğan Lisesi ve Abdullah Gül Üniversitesi de şimdiden hayırlı olsun – ah pardon, üçüncüsü var zaten…
 LAN BURASI NASIL BİR ÜLKE!

Bakın ben "indirgemeci" bir insanım. Sivil toplum, örgütlenme, demokrasi, yargı, hukuk... bunlara ilişkin sorunların hepsi "sivrisinek" ise, bataklık eğitimdir. Bu budur. Hayır burada "eğitim şart" geyiği yapmıyorum ve yapanın ağzına kürekle vururum. ÇÜNKÜ BU GEYİK DEĞİL.

Siz bugün Zarakolu'nun tahliyesine sevinebilirsiniz. Ama 20 sene sonra, Zarakolu muadili biri var bile olmayacak. İşte bu yüzden. Tahliyelere, 3-5 sinekten kurtulduğumuza sevinelim derken bataklığın büyümekte olduğunu fark etmediğimizden.

Oğlum olursa askere göndermemek için 30 bin lira biriktirme muhabbetim vardı benim. "Günde 2.7 lirayı bir kenara koyarsam 30 sene sonra oluyor..." demiştim. Onu da artırmak gerekecek, çocukları yurtdışında okutmak lazım.

Dünyaya çocuk getirmek istiyorum evet ama, hangi dünyaya olacağına ben karar vereyim mümkünse.
Zira dünya gerçekten büyük, harbiden bak. Militarizmle, peygamberimiz söylemiyle filan küçültmekten hicap duyarım.

2 yorum:

  1. özellikle "peygamberimiz" kısmı kanunun tbmm de kabul edildiği günden beri ilgimi çeken bir durum. hatta ntv de haz. peygamber in hayatı olarak adlandırıldığında dahi garip gelmişti. tbmm de kabulden sonra metnin yayınlanmasıyla araştırmalarım sonucunda sadece uludağ sözlükte bahsedildiğini gördüm. kimsenin umrunda değil galiba. maddenin bu şekilde varlığı açıkça anayasaya aykırı. bu durumda anayasa mahkemesinin vereceği karar mahkemenin gerçek durumunu ortaya çıkaracaktır.

    YanıtlaSil
  2. haklısın, ama ben aym'den de farklı bir şey çıkacağını pek düşünemiyorum.
    çünkü böyle "efendimizli" düzenlemeleri zaten var, mesela belirli günler ve haftalara ilişkin düzenlemede "kutlu doğum haftası" filan var. bir de, aym'den emin olmasaları yapmazlardı bence.
    ha şöyle de olabilir, diyelim ki aym iptal etti, bu sefer de "işte eski tip, elitist kadrolar bunlar hep..." diye iyice yargının üzerine giderler. baskı ve popülizm iyice artar. aym başkanının son zamanlardaki açıklamaları da düşünülürse, hatta belki zaten bunun için yapmış olabilirler. bence ihtimal dahilinde bunlar hep.
    of kafam karışık ben bir çay koyayım... :)

    YanıtlaSil