29 Aralık 2011 Perşembe

Sayısız kurşun...


Şu son hava operasyonu haberini okuduğumdan beri ellerim titriyor.

Görmeyenler varsa buyrun: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1073909&Date=29.12.2011&CategoryID=77

Tamam hiçbir şeyin pespembe olduğu yoktu ama en azından, neler olup bittiğini daha bir "görmeye" başlamıştık.
90'larda olanları filan konuşabiliyorduk artık, kendi aramızda da olsa.
Maraş'ı, Dersim'i, Diyarbakır'ı, ilk defa duyduğumuz Zini'yi, ne bileyim, Mengele'yi aratmayan birtakım doktorları kurcalayabiliyorduk az çok.
Bu arada tarihin en çok gazeteci ve öğrenci tutuklanan dönemindeyiz evet, ama biliyorduk bunu. "Yok canım, bunlar hep palavra, basının şişirmesi" demiyorduk.
Metin Amca için kimse "oh olsun" demiyordu, Dilşat'ın ise "ne olduğunu" sorgulayan tek bir kişi vardı.
Ha bu sorgulamayı yapmayan milyonlarca insanın gidip de, yapana biat etmesi apayrı bir gariplik.
Ama işte biz bunu da biliyorduk.
Van'a yardım yerine Türk bayrağı, taş filan gönderen densizlere beraber küfrediyorduk.
"Yok canım geçti o devirler, şimdi işler farklı yürüyor." hissi gelmişti üzerimize. Evet, daha meşru değildi, ama artık 90'larda da değildik.
Askerin imajı bozulmuştu, düzeltmesi lazımdı, o kadar da saçmalayamazdı.

İnsan olmayı öğrenmeye başlıyor muyuz ne, diyordum ben; yani hemen olmaz ama... Bir ucundan...

Yokmuş bir uç muç.

Sonra efendim "ülkenin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü."

Başınızı yesin o bütünlük.

*
Bunu yazdığımda TSK'nın açıklaması yayınlanmamıştı henüz. Aynen kopyalıyorum:

http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2011/BA_33.htm

"1.   Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi harekatı, TBMM tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde kendisine verilen ve birer yıllık sürelerle yenilenen yetki gereği sürdürülmektedir.
2.   Terör örgütü elebaşılarının son dönemde verdikleri kayıplar için gruplara misilleme talimatı verdikleri ve bu doğrultuda özellikle sınır ötesinde Sinat-Haftanin’e takviye maksadıyla çok sayıda terörist gönderildiği bilgisi alınmıştır.
3.   Çeşitli kaynaklardan alınan istihbarat ve yapılan teknik analizler sonucunda, içlerinde örgüt elebaşılarının da bulunduğu terörist grupların bölgede bir araya geldikleri ve sınır hattındaki karakol ve üs bölgelerimize yönelik saldırı hazırlığı içinde oldukları anlaşılmış ve ilgili birlikler ikaz edilmiştir.
4.   Geçmişte bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilen saldırılarda, teröristlerin, kullandığı ağır silah, cephane ve patlayıcıları yük hayvanları ile Irak’tan getirerek sınırdan içeri soktukları, teslim olan terörist ifadelerinden bilinmektedir.
5.   Bölücü terör örgütü mensuplarının, Irak Kuzeyinden gelerek hududumuza yakın karakol ve üs bölgelerimize eylem yapacağına dair istihbaratın artması üzerine, keşif ve gözetleme gayretleri sınır boylarında artırılmıştır. Bu kapsamda, 28 Aralık 2011 günü saat 18.39’da, Irak sınırları içinde hududumuza doğru bir grubun hareket halinde olduğu İnsansız Hava Aracı görüntüleri ile tespit edilmiştir.
6.   Grubun tespit edildiği bölgenin teröristler tarafından sıkça kullanılan bir yer olması ve geceleyin hududumuza doğru bir hareketin tespit edilmesi üzerine hava kuvvetleri uçakları ile ateş altına alınması gerektiği değerlendirilmiş ve saat 21.37-22.24 arasında hedef ateş altına alınmıştır.
7.   Olayın meydana geldiği yer, bölücü terör örgütünün ana kamplarının konuşlu olduğu, sivil yerleşim bulunmayan, Irak kuzeyindeki Sinat-Haftanin bölgesidir.
8.   Olay hakkında idari ve adli inceleme ve işlemler devam etmektedir.
      Kamuoyuna saygı ile duyurulur."

Utanmıyor musunuz ya?

İnsanları sırf "öyle duydunuz diye" öldürmekten, sırf "hareket ediyorlar" diye üzerlerine bomba yağdırmaktan utanmıyor musunuz?

Bunu bu kadar gözümüze sokarken, insanlığınızı hiç mi sorgulamıyorsunuz?

Ve bir söz de basın için gelsin.

"Köylü mü, kaçakçı mı, terörist mi" diye sormak da nedir?

Kaçakçılar uzaylı mı? Köyüne giden insan terörist mi, ya da terörist evine gidemez mi?

O zaman meşru mu olacak bu yapılan?

Bir de "Ama orada sivil yerleşim yokmuş" olayı var.

Allahınızı severseniz, şu "öğretilenin" dışına çıkın azıcık. Azıcık çıkın. Azıcık "Lan?" diyin. Hiç olmazsa, dünyanın sizin algınızdan ibaret olmayabileceği düşsün aklınıza.

Kombili evlerinizde sıcak çikolatalarınızı içerken, kaçakçılık sizin için çok gerçeküstü bir şey olabilir. Ama bir yerlerde, üstelik de aynı ülkede, hayatını böyle sürdüren ve böyle sürdürdüğü de zaten yıllardır bilinen çok fazla insan var.

Sırf hareket ettikleri için de öldürülüyorlar.

Ve siz, "ama onlar sivil değil" diyebiliyorsunuz.

Aferim.

13 yorum:

  1. O kaçakçılıklar ya uyuşturucu kaçakçılığı; ya sigara, elektronik, vs kaçakçılığı, ya da insan kaçakçılığı. Hayatını bunlardan kazanmak ve bunlarla ailesini değil "diğerleri"ni zehirlemek çok mu meşru ki.. Hadi sigaraydı elektronikti, tamamen talep edenin hür iradesiyle temin etmelerinin neticesi. Peki insan ve uyuşturucu kaçakçılığı? Peki toplumun huzuru kaçakçılığı? Onlar ne olacak?

    Bunlar da terör değil mi peki? Ekonomik terör, ahlaki terör, psikolojik terör değil mi? Buralarda ne olduğunu kendi gözlerimizle görmedik ama o bildiride araştırılarak ne olduğunun tesbit edildiği yazıyor. Hangisine inanalım?

    Yaşadığımız ülkenin güvenlik sorumluları ister savunma ister tedbir anlamında bir iş yapıp da bununla ilgili bir bildiri yayınladı diye bu kadar kızmak doğru mu? Günahları bize mi yazılmakta, bunları biz mi ödeyeceğiz ki bu kadar karşı çıkıyoruz?

    Peki ya gerçekten oralarda bir terörist faaliyeti varsa, ya biyolojik silah geliştirilmekteyse? Bunlar ne olacak?

    YanıtlaSil
  2. hani biz seninle bunları konuşmayacaktık?

    YanıtlaSil
  3. ha bi de, o kaçakçılık zaten bilinen ve üstünden çokkk güzel paralar kazanılan, bitmesi de zaten istenmeyen bişey. yoksa 30 yılda, pii...

    YanıtlaSil
  4. Hani kızmıyordun hiçbir şeye? :)
    "Başınızı yesin o bütünlük" sözünden alındım.
    Çünkü o asker bana lazım. Başkalarını bilemem.
    Ve sadece soru sordum.. Cevap vermek zorunda değilsin.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. kızmam demedim, öfkelenmem dedim. yine derim :)

    YanıtlaSil
  7. Kaçakçılık biliniyor ve bitmesi istenmiyor diye meşru, doğru ve topluma faydalı bir şey haline gelir mi Göksun, yapma..

    YanıtlaSil
  8. ama sen bile isteye bitirmediğin bir işi yapanı, o işi yapıyor diye öldüremezsin.

    YanıtlaSil
  9. gerçi o nası laf lan, sanki başka sebeple olurmuş gibi... olmaz yani.

    YanıtlaSil
  10. Peki bunlar bitirmeye yönelik bir hareket değil mi. Belki bitirme işleminin birden fazla kolu var, bir kolu da bu yolla püskürtmek veya gözdağı vermek vs. Olamaz mı?

    Bu tür yaklaşımları aynı, kedime mama ve su vermek için yaklaştığımda onun benden "bana şöyle zarar verecek böyle zarar verecek topuklatopuklatopuklatopukla" şeklinde korkup patinaj yapa yapa kaçmasına benzetiyorum. Terörist olmayan bizleri kedime benzetiyorum yani.

    YanıtlaSil
  11. Askerin görevi kaçakçılığı engelleyecek denetim kurallarını düşünüp koymak ve denetlemek değil ki. O başkalarının görevi değil mi, asker sadece üzerine düşeni yapmıyor mu?

    YanıtlaSil
  12. ayşecim tartışmayalım çünkü buna gerek yok.
    biliyorsun, ben bu tip askeri algıları olan biri değilim ve olmak da istemiyorum.
    yine bu tip askeri operasyonların da mantıklı olduğunu düşünmüyorum.
    çok netim yani bu konuda, ikna etmek gibi bi amacım da yok. düşündüklerimi yazıyorum.
    burası benim düşünce aktarma ortamım, aktardım, rahatım, mutluyum.
    öperim.

    YanıtlaSil
  13. Göksunum burası da yorumlama kısmı, sorular sorabiliyorum, yorumlar yazabiliyorum, vaktiyle buraya yorum yazılmasına izin vermişsin, sağol var ol. Sadece içime dokunan bazı şeyler hakkında ben de yorumlar aracılığıyla fikirlerimi ifade ediyorum. Tekrar teşekkür ederim canım.

    YanıtlaSil